
Biz Bu İşi Makineyle Değil, Kendi Enerjimizle Yapıyoruz.
Herkes bir şekilde baklava yapabilir, herkes baklava satabilir. Ama bizim mesleğimizin gerçeği başkadır: Geleneksel baklava üretimi gerçekten çok meşakkatli bir süreçtir. Bu iş; her aşamasında usta emeği, sarsılmaz bir sabır ve aşırı bir dikkat ister.
Biz mutfağımıza makinelerin soğukluğunu sokmuyoruz. Bizim tezgahımızda oklavanın mermere her vuruşunda çıkan o kendi ritmimiz, unun ipek gibi açılırken çıkardığı o incecik ses vardır. Urfa'nın o kendine has sadeyağını, Gaziantep'in erken hasat fıstığını alır; meşe odunuyla yakılan o taş fırının ateşinde kendi bilek gücümüzle işleriz. Hamura da, fırına da kendi enerjimizi, kendi ruhumuzu veririz.
CEBAZER işte bu sarsılmaz el emeğinin, hıza yenilmeyen o 40 yıllık dikkat ve sabrın yeni adıdır. Biz bu yola, fabrikasyon üretime karşı insan emeğinin o en saf, en gerçek lezzetini tüm dünyaya ulaştırmak için çıktık. Çünkü biliyoruz ki, makinenin çarkından çıkan değil, ustanın elinden çıkan hafızada kalır.
Şimdi bu gerçek emek, fırından çıktığı gibi tezgahta sizi bekliyor.
Misyonumuz
Fabrikasyon kolaycılığı mutfağımıza sokmadan; 40 yıllık usta sabrını, oklavanın mermerdeki sesini ve insan enerjisini her dilime işlemek. Urfa sadeyağı ve Gaziantep fıstığı gibi bu toprakların en has değerlerini, meşe odunlu taş fırında, el emeğinin o en meşakkatli ve saf haliyle sofralara sunmak.
Vizyonumuz
Makinelerin ruhsuz hızına karşı, insan elinin ve aşırı dikkatin ürettiği bu gerçek lezzet zanaatını korumak; CEBAZER imzasını kalitesinden tek bir ödün bile verdirmeden tüm dünya sofralarına ulaştırarak, el emeğinin küresel ölçekteki en saygın temsilcisi olmak.